Ayna Yayinevi
Ana Sayfa  |  Kitaplar  |  Yeni Çıkanlar  |  Çok Satanlar  |   Yazılar  |  Site Haritası  |  İletişim
 
Bir deger girmelisiniz !

Yeni Çıkanlar
 
Tanrıça'nın Sihri ve Gü..
Kadîm Pythagoras Kardeş..
Yahûdî Mistisizmi’ne Gi..
Kadîm Viking İrfânı..
Tanrıça Gizemleri..
Yeni Binyılın Toltekler..
Toltek Yolu İle Duygusa..
Yıldızların Şarkısı..
Kadîm Bilgelik..
Aşk, Bekârlık Yemîni ve..
 

Çok Satanlar
 

Kadîm Viking İrfânı..

Tanrıça Gizemleri..
Yeni Binyılın Toltekle..
Toltek Yolu İle Duygus..
Yıldızların Şarkısı..
Kadîm Bilgelik..
İsa ve Kayıp Tanrıça..
Kabballah..
Aydınlanma Nedir?..
Özgürlük Üzerine..

Yazılar
 

Gerçek Dünyâda Şamanla..
Hâlen Varlığını Sürdü..
Jung Mistisizmi’ne Gir..
Kabbalah Bilgeliği..
Kitty Ferguson ve Pyth..
Kutsal Metinlerde “Tan..
Timothy FREKE ve Peter..
Yüzüklerin Efendisi ve..
Zulu Şaman..


Zulu Şaman

- Cengiz Erengil - Ahmet Y. Özbilen

Vusamazulu Credo MutwaVusamazulu Credo MutwaVusamazulu Credo Mutwa 1921 yılında Zulular ülkesinde doğdu. Hikâye şöyle başladı: Babası Hıristiyan bir Afrikalıydı, annesi ise Zulu halkının kadîm dîninin uygulayıcılarından biriydi. Birbirlerine âşık olup evlenmek istediklerinde, beyâz misyonerler, Mutwa’nın annesi Hıristiyan olmadan Mutwa’nın babası ile evliliklerine izin vermeyeceklerini söylediler. Mutwa’nın annesinin babası, yâni Mutwa’nın büyükbabası İngilizlere karşı yapılan Zulu savaşlarına katılmış ve sağ kalmış ender Şaman-Savaşçılardan biri idî. Ve kızının Hıristiyan oluşuna izin vermedi. Mutwa’nın babası ile annesi evlenmeden ayrılmak zorunda kaldılar. Babasının annesinin hâmile olduğundan şüphelenişine rağmen… Annesinin hâmile olduğu öğrenildiğinde, köyde büyük bir skandal patladı. Annesinin babası, bu skandala yol açan kızını evinden kovdu ve kızın başka bir köyde oturan halası onu yanına aldı ve Credo Mutwa orada bir utanç çocuğu olarak doğdu. O günlerde Zulular arasında gayri meşrû doğum büyük bir utanç kaynağı idî. Aradan bir zamân geçtikten sonra Mutwa’nın büyükbabası kızını, bir daha Mutwa’nın babası ile görüşmemek şartı ile yanına almağı kabûl etti. Mutwa bir yaşına geldiğinde, Mutwa’nın babasının kardeşlerinden biri köye geldi ve çocuğu alıp babasına götürmek için büyükbabadan izin istedi. Mutwa’nın büyükbabası izin verirken hayli sinirliydi ve şöyle dedi: “Bana utanç kaynağı olan bu Hıristiyan piçini evimden götür. Ağabeyine de söyle, eğer onu bir daha buralarda görürsem, kızıma yaptığından daha beterini ben ona yapacağım ve sonra onu yavaş yavaş öldüreceğim.” Böylece çocuk Mutwa, Umkumazi Nehri’nin kuzeyinde Güney Natal’daki babasının evine yerleşti ve orada büyüdü. Çocuk Mutwa burada büyürken, kendisinde vizyonlar görmek ve kehânette bulunmak ile ilgili bâzı yetenekler olduğunu keşfetti. Babasının evlendiği başka bir kadın tarafından büyütüldü. Ondört yaşına kadar okula gitmedi, çünkü babasının inşâatçılık mesleğinden dolayı âile sürekli olarak seyâhat ediyordu. 1935 yılında babası Transvaal denilen yerde büyük bir inşâat işi buldu ve âile Natal’dan buraya taşındı. Böylece genç Mutwa okula gitmeğe başladı.   

Vusamazulu Credo Mutwa, 1937 yılında büyük bir şok ve travma geçirdi. Bu şok, onun uzun zamân hasta kalışına yol açtı ve onu götürdükleri beyâz doktorların hiçbiri onu iyileştirmeği başaramadı. Babasının erkek kardeşi onu, Mutwa’nın büyükbabasının hâlen yaşadığı köye götürmeğe karar verdi. Mutwa hastalığına bir çâre bulunacak umuduyla amcasıyla birlikte yola çıktı. Hıristiyan doktorlar onu iyileştirmeği başaramamışlardı ve şimdi umut, Zuluların kadîm şifâ uygulayışlarına kalmıştı.

Credo Mutwa hâlen bir Hıristiyandı, günâhlarını itirâf etmiş bir Katolikti ve büyükbabasının kendisine yardımcı olabileceğine inanmıyordu. Büyükbabasının yardımcı oluşu Mutwa için bir sürpriz oldu. Misyonerlerin nerede yanlış yaptıklarını ve büyükbabası gibilere niçin tanrısız dediklerini merâk etmeğe başladı. Eğer büyükbabası beyâz misyonerlerin halkına hitâp etmekten hoşlandıkları gibi aptal bir putperest vahşî olmuş olsaydı, kendisine nasıl yardımcı olabilirdi?

Dolayısıyla daha önce sormadığı soruları sormağa başladı.

Ataları misyonerlerin inandığı gibi gerçekten putperest vahşîler miydi? Gerçekten Afrikalılar, beyâz adamın Afrika’ya gelişinden önce hiçbir bilgiye sâhip olmayan ilkel insânlardan oluşan bir ırk mıydı? Bu ve bunun gibi sorular Mutwa’nın zihnini kurcalamağa başlamıştı.

Sonra bir gün tamâmen iyileştiğinden emîn oldu. Büyükbabasının ifâdesiyle, Mutwa’yı uzun zamân etkisi altına alan ve sarsan hastalık, aslında kutsal bir hastalıktı ve bu hastalığın amacı, Mutwa’yı  bir şaman, bir şifâcı olmağa zorlamaktı. Ve yaşlı adam bunu ona söylediğinde, büyükbabasının kızlarından genç bir sangoma olan Myrna’nın elleriyle inisiyasyon olmağa hazır hâle geldi.

Credo Mutwa’nın bir sangoma olduğu duyulduğunda, babası ve üvey annesi, anne tarafından dayısına şöyle dediler: “Biz artık, o evimize adım atsın istemiyoruz.”

Vusamazulu Credo MutwaBu ândan sonra Credo Mutwa artık kendi yolunda yürümek zorunda olduğunu anladı. Artık evi ve âilesi olmayan bir genç olarak seyâhat etmeğe başladı. Önce Swaziland’a gitti, sonra Basatho’ya gitti. Vakit geçirmek ya da eğlenmek için değil, ihtiyâcı olan bilgiyi edinmek için seyâhat etti.  Zihin açıklığı kazanmak için ve kendi halkının hakîkatini araştırmak için seyâhat etti. Birkaç ay süren işlerde çalışırken, o yerde kaldı ve sonra yolculuğuna devâm etti. Bâzen artık inanmadığı misyonerlerle birlikte seyâhat ederken buldu kendini. Bâzen Johannesburg şehrinin altın mâdenlerinden dönen mâdencilerle birlikte seyâhat etti. Daha önce bilmediği ülkelerden gelen erkeklerle ve kadınlarla tanıştı. Daha önce bilmediği şeyler öğrendi. Afrika’da yalnızca bir şifâcının yürüyebileceği yollarda yürüdü, deneyimler kazandı.

Çözmek zorunda olduğu ve daha önce tanımadığı vakalar ile karşılaştığında, Afrika’nın Kadîm Bilgeliği’ni ve bilgi birikimini kullanmağa başladı. Kendini insânda hayranlık uyandıran garip insânlar arasında yaşarken buldu. Bu insânlar, kadın ve erkek, Îsâ Mesih’in doğuşundan önceki kadîm zamânlarda var olan bilgilere ve bilgeliğe sâhiptiler. Bu insânlar aynı zamânda birer hikâye anlatıcısıydı.

Yıllar geçtikçe Credo Mutwa, Afrika’nın nasıl hızla değiştiğinin farkına vardı. 1937 yılında geçirdiği şok ve travmayı bu farkındalığa erişmek için ve halkına yardım etmek için geçirdiğini anladı. Halkının kültürü, ölümsüz bir kültürdü, fakat aslında ölmekteydi. Az bir zamân sonra Afrika artık unutulacaktı. Halkının kültürünü korumak ve yaşatmak zorunda olduğunu anladı. Peki bunu nasıl yapacaktı? Arkadaşları ona kitâplar yazsın, müzeler kursun diye önerilerde bulundu. Credo Mutwa kitâplar yazdı, bankalardan ve çeşitli organizasyonlardan para alarak kendilerine iş kurmak isteyen insânlarına yardımcı olmağa çalıştı.

Hayâl kırıklıkları ve mücâdelelerle dolu yıllardan sonra 1975 yılında bir müze kuruluşu için gerekli fonu sağlamağı başardı. Soweto şehrinin merkezindeki bu müze sâyesinde, Afrika’nın Kadîm Bilgeliği’ni, dînini ve kültürünü korumağı başaracaktı. Halkının bir kısmı onu yanlış anladı ve rejimden yana olmakla suçladı. Fakat o kendini bir siyâsetçi olarak değil, bir şifâcı olarak görüyordu. Halkına hizmet etmek istiyordu.

İlk kitabı “Indaba My Children: African Tribal History, Legends, Customs and Religious Beliefs”, 1964’te Güney Afrika’da ve 1985’te de İngiltere’de basıldı. Zulu halkının mitolojik ve târihsel büyük destânlarını yeniden hatırlatan canlı bir anlatıma sâhipti. “Indaba”, geleneksel hikâye anlatıcısının, Avustralya yerlilerinin “ataların rüyâ zamanı” dedikleri mit zamanına âit olayları anlatmağa başlarken kullandığı bir deyimdi. Kitap, Mutwa’nın halkına geleneklerini unutmamak için yaptığı bir çağrıdır. Mutwa’nın diğer kitâpları şunlardır:

Yıldızların Şarkısı“Africa is my Witness” (1966)
“My people, my Africa” (1969)
“My People: Writings of a Zulu Witch-Doctor” (1971)
 “Let Not My Country Die” (1986)
“Isilwane, the Animal” (1996)
 “The Song of Stars: The Lore of a Zulu Shaman”(2000)
“Woman of Four Paths: The Strange Story of a Black Woman in South Africa” (2007)
“Witchcraft Violence and the South African Law” (2012)
“African Signs of the Zodiac”
“African Symbols of Goodwill”

J.Krishnamurti
 

J.K.'nın yaşam öyküsüne, fotoğraflarına, günlüğünden alıntılara, kısa video kayıtlarına ulaşabileceğiniz J.K. köşesi...

 

 


Leylek Kitap


Copyright © Ayna Yayınevi 2011


Cağaloğlu Yokuşu Edes Han No:40 K:2 Cağaloğlu - İSTANBUL
Telefon: 0 212 513 80 19 - Faks: 0 212 513 81 09



designed by denizdemirdöven 
Deniz Demirdöven