Ayna Yayinevi
Ana Sayfa  |  Kitaplar  |  Yeni Çıkanlar  |  Çok Satanlar  |   Yazılar  |  Site Haritası  |  İletişim
 
Bir deger girmelisiniz !

Yeni Çıkanlar
 
Tanrıça'nın Sihri ve Gü..
Kadîm Pythagoras Kardeş..
Yahûdî Mistisizmi’ne Gi..
Kadîm Viking İrfânı..
Tanrıça Gizemleri..
Yeni Binyılın Toltekler..
Toltek Yolu İle Duygusa..
Yıldızların Şarkısı..
Kadîm Bilgelik..
Aşk, Bekârlık Yemîni ve..
 

Çok Satanlar
 

Kadîm Viking İrfânı..

Tanrıça Gizemleri..
Yeni Binyılın Toltekle..
Toltek Yolu İle Duygus..
Yıldızların Şarkısı..
Kadîm Bilgelik..
İsa ve Kayıp Tanrıça..
Kabballah..
Aydınlanma Nedir?..
Özgürlük Üzerine..

Yazılar
 

Gerçek Dünyâda Şamanla..
Hâlen Varlığını Sürdü..
Jung Mistisizmi’ne Gir..
Kabbalah Bilgeliği..
Kitty Ferguson ve Pyth..
Kutsal Metinlerde “Tan..
Timothy FREKE ve Peter..
Yüzüklerin Efendisi ve..
Zulu Şaman..


İlkçağ Ozanı

KANIK'sadığım biri ORHAN VELİ - M. Şeref ÖZSOY
1914'te doğan, 15'de konuşan, şiir, yazı ve fikirleriyle günümüze kadar susmayan Orhan Veli, 19 Mayıs 1938'de Mehmet Ali Sel takma adıyla Gençlik dergisinde yayınlanan "Sicilyalı Balıkçı" şiirinde, 2038'de de okunacağını bildiğini vurguluyordu:

Yüz sene sonra bugünkü dünyadan
Bir tek insan kalmadığı gün,
Sicilya sahillerinde yaşayan balıkçı
Bir yaz sabahı ağlarını atarken denize
Her zamankinden daha geniş gökyüzüne bakıp
Benden bir mısra mırıldanacak şarkı halinde

Şiirin devamında, kendince karamsarlığa kapılsa da artık bizler biliyoruz ki sırf Sicilya'da değil, bütün dünyada okunacaktır Orhan Veli. (Örneğin seçme şiirleri New York'ta Murat Nemet Nejat'ın İngilizce'ye çevirisiyle 1996 yılında I, Orhan Veli adıyla; Talat Sait Halman'ın İngilizce'ye çevirdiği 111 şiir Multilingual Yayınları tarafından 1997 yılında Just For The Hell Of It '111 Poems By Orhan Veli Kanık' adıyla; Stockholm'de Lasse Söderberg'in İsveçce'ye çevirisi Ellerströms Yayınevi tarafından Jag lyssnar til Istanbul adıyla yayınlanmıştır.)

13 Nisan 1914 Pazartesi günü, sabahleyin, İstanbul'da, Beykoz'a bağlı Yalıköyü'nün İshak Ağa Yokuşu'nda, 9 no'lu evde doğar Orhan Veli. Babası Klarnetist Mehmet Veli, annesi Fatma Nigar'dır. İki kardeşi vardır, Adnan Veli ve Füruzan Yolyapan.

Bir yaşındayken kurbağadan korkmaya başlamıştır.

Çocukluğu Beykoz, Beşiktaş ve Cihangir'de geçer. Beşiktaş Akaretler Yokuşu'nda, şu an Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün bulunduğu Anafartalar İlkokulu'nun ana sınıfına gider. İlkokulu ise Galatasaray Lisesi'nde yatılı olarak okur. Tatil günlerinde kardeşi Adnan Veli ve arkadaşı Halim Şefik ile top oynarlar. (Spora, özellikle futbola olan düşkünlüğünün bu iki okuldan kaynaklandığını uydurarak kimi volelere konu yaratabiliriz.)

Babasının 1924'te, Cumhurbaşkanlığı Bando Şefliği'ne tayini ile Galatasaray Lisesi'nin dördüncü sınıfından ayrılarak Ankara Gazi İlkokulu'na geçer. Ertesi sene de Ankara Erkek Lisesi'ne başlar.

Dokuz yaşında okumaya, on yaşında da yazmaya olan aşkının farkına varır. On üç yaşında tanıdığı Oktay Rifat ile on altı yaşında tanıdığı Melih Cevdet'i en iyi arkadaşları ilan eder. Birlikte sanat üzerine tartışıp söyleşir; tiyatroda rol alır; şiirlerini birbirlerine okur; daha ileriki yıllarda bir kitap (Garip) ve bir dergi (Yaprak) çıkarırlarsa da lise yıllarında okul kooperatifinin parasıyla yayınladıkları Sesimiz adlı dergiden, günümüzde pek ses seda çıkmaz.

1933'te liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne başlar.

Bu yıllarda futbol zevkinin yerini at yarışı alır.

Aşk hayatı gibi hareketli bir iş hayatı vardır.

İlk şiirleri Aralık 1936'da Varlık Dergisi'nde şu açıklamayla yayınlanır:

"Varlık'ın şiir kadrosu yeni ve kuvvetli genç imzalarla zenginleşmektedir. Aşağıda dört şiirini (Oaristys, Ebabil, Eldorado ve Düşüncelerimin Başucunda) okuyacağınız Orhan Veli, şimdiye kadar yazılarını neşretmemiş olmasına rağmen olgun bir sanat sahibidir. Gelecek sayımızda onun ve arkadaşları Oktay Rifat, Melih Cevdet, Mehmet Ali Sel'in şiirimize getirdikleri yeni havayı daha iyi belirtecektir."

Mehmet Ali Sel, Orhan Veli'nin takma adıdır. Oktay Rifat bu ad için "galiba yırtmaya kıyamadığı şiirlerini bu adla çıkarırdı" derken, Baki Süha Ediboğlu'nun bu konudaki sorusunu şöyle yanıtlar Orhan Veli: "O zamanlar çok şiir yayınlıyordum. Adımın her zaman görünmesi hem benim için hem de dergi için doğru değildi. Bir de şu var; Mehmet Ali Sel, benim bazı tecrübelerime alet olmuş bir isimdir."

Sabahattin Ali'nin Yaşar Nabi Nayır'a yazdığı bir mektuptaki en önemli konu, şairlerimizin şiirlerinin yayınlanmasına aracı olduğu, ama artık bundan rahatsızlık duyduğudur. Ayrıca Sabahattin Ali, Mehmet Ali Sel'in Orhan Veli'nin takma adı olduğunu bilmez ve Melih Cevdet ile de henüz tanışmamıştır.

"Bizim şu genç şairlerin, yani Orhan Veli ile Oktay Rifat'ın başlarına gelene pek müteessir oldum. Zavallı çocukların genç yaşta cinnet getirecekleri hiç tahmin edilemezdi. Acaba onların şiirlerini yayınlamaya aracı olduğum için bu hazin sonuçtan ben de sorumlu muyum diye vicdanen ben de acı çekiyorum. Özellikle edebi cinnet, tutulanlarını sadece akraba ve tanıdık çevrelerinde değil, nispeten geniş ve daha acımasız bir kalabalık karşısında da gülünç edegeldiğinden acıma ve esef duygularım bu nispette şiddetli oluyor. Orhan Veli ile Oktay Rifat'ın arkadaşı bir de Mehmet Ali Sel var ki şahsen tanımıyorum. Yalnız sari olduğu anlaşılan bu yeni cinnete o da tutulmuş görünüyor. Tanıdıklarına, akraba, taallukatına geçmiş olsun. Sinir ve akıl doktoru Şükrü Hazım, bu konuda bir şeyler yayınladı mı? Etti ise çıktığı yeri lütfen bildir."

Orhan Veli domates, zeytin, soğanı yemez; sarmısak ve ciğerden nefret eder; sucukla pastırmaya bayılırdı. Her çeşit balığı, pilavla makarnanın salçalısını, sebzelerden enginarı, kuru fasulyeyi iştahla yerken, süt ve çiğ yumurtadan adeta kaçar, ama sütten yapılmış tatlılarla yumurtanın çok pişmişini severdi. İlk zamanlar tütünden nefret etse de kısa zamanda tiryakisi olur. Koyu çay, şekersiz kahve ve şarap içmeyi severdi; Göksu Deresi'nin denize döküldüğü yerdeki kırmızı eve hayrandı. Yürümeyi çok sever, bazen Beyoğlu'ndan Sarıyer'e kadar yürüyerek, ıslık çalarak gittiği olurdu.

Şiirlerinin yanı sıra çevirileri, denemeleri ve öyküleri ile Orhan Veli'nin Kanık'sadığım hayatında bir gezinti yapacağız sizlerle.

Yüz sene sonra Sicilya sahillerinde, Sicilyalı bir balıkçı tarafından okunacağını bilen Orhan Veli'ye, Sabahattin Kudret Aksal bir soru sorar. Bir Şiir Üstüne Notlar şiirindeki soru şudur:

Bir ilkçağ ozanı şiirlerini okusun istemez misin?

J.Krishnamurti
 

J.K.'nın yaşam öyküsüne, fotoğraflarına, günlüğünden alıntılara, kısa video kayıtlarına ulaşabileceğiniz J.K. köşesi...

 

 


Leylek Kitap


Copyright © Ayna Yayınevi 2011


Cağaloğlu Yokuşu Edes Han No:40 K:2 Cağaloğlu - İSTANBUL
Telefon: 0 212 513 80 19 - Faks: 0 212 513 81 09



designed by denizdemirdöven 
Deniz Demirdöven