Ayna Yayinevi
Ana Sayfa  |  Kitaplar  |  Yeni Çıkanlar  |  Çok Satanlar  |   Yazılar  |  Site Haritası  |  İletişim
 
Bir deger girmelisiniz !

Yeni Çıkanlar
 
Tanrıça'nın Sihri ve Gü..
Kadîm Pythagoras Kardeş..
Yahûdî Mistisizmi’ne Gi..
Kadîm Viking İrfânı..
Tanrıça Gizemleri..
Yeni Binyılın Toltekler..
Toltek Yolu İle Duygusa..
Yıldızların Şarkısı..
Kadîm Bilgelik..
Aşk, Bekârlık Yemîni ve..
 

Çok Satanlar
 

Kadîm Viking İrfânı..

Tanrıça Gizemleri..
Yeni Binyılın Toltekle..
Toltek Yolu İle Duygus..
Yıldızların Şarkısı..
Kadîm Bilgelik..
İsa ve Kayıp Tanrıça..
Kabballah..
Aydınlanma Nedir?..
Özgürlük Üzerine..

Yazılar
 

Gerçek Dünyâda Şamanla..
Hâlen Varlığını Sürdü..
Jung Mistisizmi’ne Gir..
Kabbalah Bilgeliği..
Kitty Ferguson ve Pyth..
Kutsal Metinlerde “Tan..
Timothy FREKE ve Peter..
Yüzüklerin Efendisi ve..
Zulu Şaman..

25.10.1961

Uzun uzun yabani otlar--bir tür çimen--çılgınca büyüyerek bahçeyi bürüyor; ateşte kızdırılmış altın rengindeki üzeri tüylü çiçekleri, rüzgar estikçe parlıyor, neredeyse kırılıncaya dek yana yatıyor, ama ancak güçlü bir rüzgarda kırılıyor. Parlak krem renkli otlar bir yığın oluşturmuş, rüzgar estikçe dans ediyorlar; her bir dalın kendine özgü ritmi, güzelliği var; hepsi birarada hareket ettiğinde bir dalgayı andırıyorlar. O zaman, akşam güneşi altında, tanımlanamaz bir renge bürünüyorlar; bu, gün batımının, yeryüzünün, altından tepelerin ve bulutların rengi. Yanıbaşlarındaki çiçekler öylesine belirgin, öylesine doğaldı ki, insanda bakma arzusu uyandırıyordu. Bu otların garip bir inceliği vardı; çok hafif bir buğday kokusu ve eski zamanların kokusunu taşıyorlardı; sağlam ve saftılar, son derece yaşam doluydular. Güneş koyu renkli tepelerin ardında yiterken, ışık yüklü bir akşam bulutu geçip gidiyordu. Yağmur, toprağa güzel bir koku vermişti, havada hoş bir serinlik vardı. Yağmur geliyordu ve topraklar umut içindeydi.

Birdenbire oldu; içten bir karşılamayla, beklenmedik bir anda odadaydı. Kişi yalnızca kısa bir süre için odaya girmişti; pek çok şeyden konuşuyorduk, pek önemli olmayan şeylerden. Bu birini bekleyen başkalıkla odada karşılaşmak son derece şaşırtıcıydı; orada öylesine açık bir çağrıyla bekliyordu ki, özrün bir değeri olamazdı. Birçok kez, Common'da [Wimbledon Common. Mayıs ayında Wimbledon'daki bir evde kaldığı Londra günlerini anımsıyor.], buralardan uzakta, ağaçların altında, çokça kullanılan bir patikada, patikayı hemen döndüğünüz yerde bekliyor olurdu, kişi orada ağaçların yanında şaşkınlık içinde, bütünüyle açık, savunmasız, dili tutulmuş bir halde, hareketsiz kalakalmıştı. Bu bir düş, bir yanılgı değildi; rastlantı eseri yanında bulunan kişi de aynı şeyi duyumsadı. Zaman zaman, sevgi dolu, içten bir karşılamayla orada bekliyordu, bu gerçekten inanılmaz bir şeydi. Her seferinde yeni bir niteliğe, yeni bir güzelliğe, yeni bir ciddiyete bürünüyordu. Bu odada aynı durum, bütünüyle yeni, bütünüyle beklenmedik bir şey vardı. Zihni dinginleştiren ve bedeni hareketsiz bırakan, bu güzellikti; zihni, beyni ve bedeni yoğun bir biçimde dikkatli ve duyarlı bir hale getirmişti; bedeni titretiyordu, ama birkaç dakika içinde bu hoş başkalık, geldiği gibi bir anda yitip gitti. Böyle bir olayı hiçbir düşünce ya da duygu düşleyemezdi. Düşünce sınırlıdır ve duygu son derece zayıf ve aldatıcıdır; her ikisi, çılgınca çaba gösterse de, bu olayları gerçekleştiremez. Bu olaylar düşünce ve duyguya göre, güç ve saflık açısından çok büyük, son derece olağanüstüdür; düşünce ve duygunun kökleri vardır, bunlarınsa yoktur. Ne çağrılabilirler, ne de elde tutulabilirler; düşünce-duygu her türlü zekice ve düşsel hileye başvurabilir, oysa başkalığı uyduramaz ya da kapsayamazlar. Başkalık kendi başınadır ve ona hiçbir şey dokunamaz.

geri dön

J.Krishnamurti
 

J.K.'nın yaşam öyküsüne, fotoğraflarına, günlüğünden alıntılara, kısa video kayıtlarına ulaşabileceğiniz J.K. köşesi...

 

 


Leylek Kitap


Copyright © Ayna Yayınevi 2011


Cağaloğlu Yokuşu Edes Han No:40 K:2 Cağaloğlu - İSTANBUL
Telefon: 0 212 513 80 19 - Faks: 0 212 513 81 09



designed by denizdemirdöven 
Deniz Demirdöven